Geleneksel 15 Oyun

Teknolojinin baş döndüren hızla hayatlarımıza girmesi çocuklar olmak üzere her kesimi büyük ölçüde etkiledi. En çok da geleneklerimizi etkiledi. Akşam ezanından önce eve girmek istemeyen çocuklar evden çıkmaz oldu. Çocukların psikolojik, sosyal ve zihinsel gelişimini destekleyen geleneksel oyunlar unutuldu. Oyun, çocuğun yer ve süreden bağımsız özgür dünyasıdır. Çocukların gerçek hayatla ilk iletişimlerini kurdukları oyunların unutulması çocukları olumsuz yönde etkiler çünkü çocuklar oyunla olgunlaşır, oyunla büyür, oyunla öğrenir. Şimdi hem eğitici hem de geleneklerimizi yaşatan oyunları hatırlayalım.

1) ARAPSAÇI:

Bu oyun 2 kısımdan oluşur. İlk kısım ağ oluşturma, ikinci kısım ağı çözme. Oyun için yün ya da ipe ihtiyacımız var. Önce oyuncular daire oluşturacak şekilde yere oturur. İlk oyuncu elindeki ip yumağını, ipin ucunu bırakmadan diğer oyuncuya atar. Yumağı attığı oyuncu da aynı şekilde yapar ve başka oyuncuya atar. Oyun bu şekilde ilerler. Böylece giderek büyüyen bir ağ oluşur. Oyunun ikinci kısmı daha eğlencelidir. Yumağı yine elden ele atarak terste çözmeye çalışırlar. En az 3 kişiyle oynanır.

2) HACIYATMAZ:

Bu oyun için sopaya ihtiyacımız vardır. Süpürge sapı bu oyun için uygundur. Hacıyatmaz açık alanda oynanabilecek bir grup oyunudur. En az 3 kişiyle oynanır. İlk olarak daire oluşturulur ve bir ebe seçilir. Sonra herkese numara verilir. Ebe sopayı eline alarak dairenin ortasına geçer, sopanın bir ucunu yere dayar ve dik şekilde tutar. Sonra oyunculardan birinin numarasını söyler. Ardından parmağını çeker. Numarası söylenen oyuncu yerinden fırlayıp sopayı tutmaya çalışır. Numarası söylendiğinde sopayı düşüren oyuncu ebe ile yer değiştirir.

3) BOM:

Dikkat oyunudur. Oyuncular sırasıyla otururlar. Baştaki oyuncu 1 diye bağırarak oyunu başlatır. Ve oyuncular sırayla bağırarak saymaya devam ederler. Ancak 5 ve 5 in katlarını söyleyen oyuncular BOM diye bağırmalıdır. Bom diye bağıran oyuncudan sonraki oyuncu kendi sayısını söyleyerek devam eder. Örneğin 1-2-3-4-BOM-6-,7-8-9-BOM...

Sayısını şaşıran ya da 5 ve 5 in katlarında bom diye bağırmayan oyuncu oyun dışı kalır. Sona kalan kişi oyunu kazanır. 5 ve 5 in katları olmak zorunda değildir. Herhangi bir sayının katları olabilir. Ne kadar hızlı oynanırsa o kadar eğlenceli olur.

4) KÖREBE:

Hemen hemen herkesin bildiği bir oyundur. Önce bir ebe seçilir. Ebenin gözleri eşarp ile bağlanır. Ebenin hiçbir yeri görmemesi gerekir. Ebeyi kendi etrafında birkaç kere döndürürüz böylelikle ebe yön duygusunu kaybeder. Herkes etrafa dağılır. Sonra ebe etrafını dolaşıp oyuncuları yakalamaya çalışır. Oyuncu kaçabilir, ses çıkarabilir. KÖREBE! KÖREBE! diye bağırabilir, çömelebilir, saklanabilir ya da ebeye dokunabilir. Ebe oyunculardan birini yakaladığında sıradaki ebe yakaladığı oyuncu olur. Körebe ister kapalı alanda ister açık alanda oynanabilir. Fakat ebenin ve oyuncuların çarpabileceği nesneler oyun alanından kaldırılması gerekir.

5) PİNOKYO:

Bir zıplama oyunudur. 2 kişiyle bile oynanabilir. İlk önce her oyuncuya numara verilir. Oyuncular daire şeklinde el ele tutuşarak Pİ-NOK-YO diye dönerler ve elleri bırakıp birbirlerinden çok uzaklaşmadan dağılırlar. Sırası gelen oyuncu istediği oyuncuya doğru Pİ-NOK-YO şeklinde 3 kere zıplar. Eğer zıpladığında o oyuncunun ayağına basabilirse ayağına basılan oyuncu oyun dışı kalır. Tekrar el ele tutuşurlar ve etrafa dağılırlar. En son kalan oyuncu kazanır. Geniş alanda oynamak daha eğlencelidir.

6) BİRDİRBİR:

En eski oyunlardan biridir. Oyunun başında bir ebe seçilir. Ebe öne eğilerek ellerini dizlerine dayar. Diğer oyuncular ebeden uzakta sıra oluşturur. Oyuncular sırasıyla koşarak ebenin üzerinden atlarlar. Atladıktan sonra düşen ya da dengesini kaybeden oyuncu yeni ebe olur. Oyunun kendine özgü tekerlemeleri vardır. Oyuncular atlarken sırayla tekerlemenin dizelerini söylerler:

 “Birdir bir

 İkidir iki. Olur tilki,

 Üçtür üç, yapması güç,

 Dörttür dört, kuş gibi öt,

 Beştir beş, aldım bir eş,

 Altıdır altı, yaptım kahvaltı,

 Yedim yedi, elim sırtına değdi,

 Sekizim seksek,

 Dokuzum durak”

7) İSİM-ŞEHİR:

Kağıt üzerinde oynanır. Oyuncular kağıda yan yana farklı kategoriler yazar. ( isim, şehir, hayvan, renk, meyve, sebze, artist, eşya...)

Oyuncular sırasıyla harf seçer. Seçilen harf ile kategorilerle ilgili sözcük bulunmalıdır. Örneğin seçilen harf B ise isim kategorisinde Berfin, hayvan kategorisinde balık yazılabilir. Oyunda değişik sözcük kullanarak (balık yerine babirussa yazmak gibi) diğer oyuncuları şaşırtabilirsiniz.

Belirli bir süre sonra tur biter ve sıra puan hesaplanmasındadır. Oyuncular, kategori ile ilgili sözcük bulamadıysa 0(sıfır) puan, aynı sözcüğü yazdıysalar 5 puan, farklı ve uygun sözcük yazmışlarsa 10 puan alırlar. Oyun sonunda tüm puanlar toplanır ve kazanan belli olur. Ailecek oynanabilecek eğlenceli oyunlardan biridir.

8) CANAVAR:

Pek çok ülkede popüler olan bir oyundur. En az 3 kişiyle oynanır. Kağıt, boya kalemleri, bant ve makasa ihtiyacınız olacaktır.

Önce kağıt üzerine canavarın kafası çizilir. Sonra ayrı kağıtlara canavarın gözü, burnu, kulakları, ağzı ya da diğer uzuvlar çizilerek kesilir. Canavarınızı kendi hayal gücünüzle istediğiniz gibi yaratabilirsiniz. Yaratacağınız canavarın ne kadar ilginç uzuvları varsa oyun o kadar ilginç olur.

Her bir uzvun arkasına bant kıvrılarak yapıştırılır. Canavarın kafasının bulunduğu kağıt göz hizasında duvara yapıştırılır. Sırası gelen oyuncunun gözleri bağlanır ve eline canavarın uzuvları verilir. Gözü kapalı olan oyuncu uzuvları en doğru şekilde yerleştirmeye çalışır. Bu şekilde her oyuncu sırayla canavarın yüzünü oluşturur. En komik canavarı oluşturan oyuncu kazanır.

9) YEDİ KINA:

Yedi kule, yedi taş, yedi kiremit gibi pek çok ismi vardır. Grup şeklinde oynanır. En az 6 kişiyle, açık alanda oynanır. Oyunu oynayabilmek için 7 tane üst üste durabilen taş ya da mermer ve bir top gereklidir.

Oyuncular ilk önce 2 gruba ayrılır. 7 taşı üst üste koyduktan sonra taşlar ile 10 adım mesafe olacak şekilde atış çizgisi belirlenir. Üst üste dizilmiş taşların başına bir grup, atış çizgisinin başına diğer grup geçer. Atış çizgisindeki grubun oyuncuları sırasıyla topu üst üste dizilmiş taşlara doğru atar. Atış yapan grubun tüm üyeleri taşları deviremezse diğer gruba sıra geçer. Taşların başında bekleyen grubun amacı rakip takımın devrilen yedi taşı üst üste dizmesini engellemektir. Bunun için de topu alarak rakip takımdaki oyunculara atar. Top kime değerse taşları dizme hakkı olmaz. Yani oyun dışı kalır. Taşları top ile deviren takımın oyuncuları oyun dışı kalmadan 7 taşı tekrar üst üste dizebilirse oyunun kazananı o takım olur.

Oldukça keyifli ve hareketli bir oyundur.

10) YERDEN YÜKSEK:

Yerden yüksek, açık havada oynanabilecek bir kovalamaca oyunudur. Oyunun amacı ebelenmemektedir. Bunun içinde ayaklarınız yere değmemeli. Yani yüksek bir yere çıkmalısınız. Taşa basabilirsiniz, merdivene binebilirsiniz. Ne kadar kalabalık olunursa o kadar eğlenceli olur. Ayağı yerde olan ebelenir ve bir sonraki ebe o olur. Ebenin “YERDEN YÜKSEK” demesiyle oyun başlar. Çıktığı yerde uzun süre kalan oyuncu “oyunbozan” olarak adlandırılır. Çok geniş alanda oynanması oyunu daha eğlenceli yapar.

11) SICAK SOĞUK:

İlk olarak gizli nesne olarak kullanılmak üzere çok büyük olmayan bir eşya seçilmelidir. Örneğin küçük oyuncak araba ya da küçük top olabilir. Sonra bir ebe seçilir. Ebenin amacı diğer oyuncuların sakladığı gizli eşyayı onların yönlendirmeleri ile bulmaktır. Ebe, odanın içinde saklanan gizli eşyayı bulmak üzere odayı gezmeye başlar. Diğer oyuncularda ebeye, eğer yanlış yöndeyse “SOĞUK”, doğru yöndeyse “SICAK” diyerek yol gösterir. Ebe eşyayı bulduğunda, oyun yeni bir ebe seçilerek devam eder.

12) SANDALYE KAPMACA:

Ne kadar fazla kişi olursa o kadar eğlenceli olan bir oyundur. Sandalye kapmaca oyunu için gerekenler kişi sayısının bir eksiği sandalyedir. Oyunun amacı boşta kalmamak, sandalyeye oturabilmek. Önce bir ebe seçilir. Oyuncular sandalyeleri sırt sırta verir; böylece hepsinin oturak bölümü dışa doğru bakar. Ebe müziği başlatınca ebe dışındaki oyuncular sandalyelerin etrafında dans ederek dönmeye başlar. Ebe istediği bir anda müziği durdurur ve oyuncular hemen sandalyelere oturmaya çalışır. Sandalye sayısı oyuncu sayısının bir eksiği olduğu için 1 oyuncu dışarda kalır. Oyuna devam etmeden önce tekrar bir sandalye çıkarılır. Bu şekilde son oyuncu kalana kadar devam eder. Sonda kalan oyuncu oyunun kazananı olur.

13) İSTOP:

En az üç kişiyle oynanabilen açık hava oyunudur. Ne kadar kalabalık olunursa bir o kadar eğlenceli olur. Oyunu oynayabilmek için gerekli olan tek şey top.

Öncelikle bir ebe seçilir. Oyuncular ebenin etrafında halka şeklinde dizilirler. Ebe oyunu başlatmak için topu yukarıya fırlatır ve bir ismi sesli şekilde söyler. Ne kadar yukarı fırlatılırsa o kadar avantajlı olur. İsmi söylenen oyuncu topu yere düşmeden yakalamalıdır. Eğer düşmeden yakalayabilirse topu tekrar havaya fırlatır ve isim söyler. Topu yakalayamazsa topu tuttuğu gibi “İSTOP!” der. İstop denildiği gibi kaçmaya çalışan tüm oyuncular olduğu yerde kımıldamadan kalmalıdır. Ebe elindeki top ile oyuncuları vurmaya çalışır. Vurulan oyuncu ebe olur. Oyun bu şekilde devam eder. Bir de RENKLİ İSTOP vardır. Oyunun işleyişi aynıdır fakat “ İSTOP! “ denildikten sonra ebe topu oyunculara değdirmek yerine bir renk söylerler. Renk söylenildiği gibi oyuncular koşar ve çevrede bu rengi ararlar. Söylenilen renge dokunan oyuncuya ebe vuramaz fakat renge dokunmayan oyuncuya topu fırlatabilir. Oldukça eğlenceli bir oyundur.

14) ÇUKUR:

Bir misket oyunudur. En az iki kişiyle oynanır. İlk olarak yere 5-6 cm çapında bir çukur kazılır. Bu çukurun 4 adım ilerisine de bir çizgi çekilir. Bu çizgi atış çizgisidir. Çukurun içine çok sayıda misket koyulur. Oyuncuların amacı çukurun içindeki misketleri atış çizgisinden atış yaparak çukurun dışına çıkarmaktır. Çukurun içindeki tüm misketler bitince oyun sonlanır. En çok misket çıkaran oyunun kazananıdır.

15) HAFTANIN GÜNLERİ:

Birçok ülkede oynanan oldukça popüler bir oyundur. Bir kovalamaca ve dikkat oyunudur. Bu oyun için basamaklar gereklidir. Bir merdivenin basamakları olabilir. Basamakların üzerine günler sırasıyla yazılır. Bir ebe seçilir. Ebenin durduğu basamak PAZAR basamağıdır. Ebenin durduğu basamaktan sonraki CUMARTESİ basamağıdır. PAZARTESİ basamağından önceki düzlük güvenli bölgedir ve oyuncular oyun başlamadan bu bölgede bekler. Oyun başladıktan sonra ebe bir basamak ismi söyler. Oyuncular güvenli bölgeden söylenen basamağa geçer. Ebe PAZAR basamağı derse oyuncular oldukları yerden Pazar basamağına tek ayak basıp güvenli bölgeye kaçarlar. Hemen kaçmayan ya da basamakları karıştıran oyuncu yeni ebe olur.

2/Yorumlar

  1. isim şehiri çok severdim çocuklarımla oynamayı,
    bir de nesi var oyununu
    ne güzel bir blog ve içerikler çok kaliteli
    kutluyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsim şehiri bende severim bizde oynuyoruz çocuklarla çok teşekkür ederim yorumunuz için.

      Sil

Yorum Gönder