Netflix'in Distopya Dizileri


Distopya Dizileri son yıllarda neredeyse tüm ülkelerde çıkış yakaladı. Tabi bu başarı film sektörü ile de paralel gidiyor. Dispotik diziler daha çok kıyamet sonrası dünyadaki totaliter rejimleri anlatıyor. Bu anlamda sınırları zorlayan etkileyici yapımlar ortaya çıkabiliyor.

Distopya, bilimkurguya yakın bir tür olmakla birlikte daha politik bir türdür. Bu diziler insanlara hitap ediyor çünkü hem günümüz dünyası ile bağlantılı hem de hikayeleri zekice kurgulanmış. Çoğunluğu kitap veya çizgi roman uyarlaması olarak çekilmiş. Bu anlamda malzemeleri ve derinlikleri de var.

Bu türün bazı dezavantajları da var. Distopyalar kasvetli ve boğucu yapımlardır. Bu anlamda sinemaya daha uygundurlar. Mini dizi olarak başarı bir nebze daha rahat çekilse bile uzun soluklu bir dizi için seyirciyi fazla yoran bir tür denilebilir. Uzun soluklu işler için aksiyon ya da bilimkurgu kısımları eklenmesi gerekir ki bu da diziyi olduğundan masraflı bir hale sokar.

Netflix Yapımı Distopya Dizileri

Netflix son yıllarda Distopya dizileri için ciddi bir kaynak ayırdı. Black Mirror riskli ama başarılı bir diziydi. Daha sonra yüksek bütçeli Altered Carbon ile siberpunk bir dünya sundu. Ölümsüzlük ve sınıf ayrımı gibi konulara odaklanması ile iyi bir işti. Daha sonra ayrı ayrı ülkelere hitap eden yapımlar geldi. Leila, 1983 ve Ad Vitam gibi yapımlar distopyalara dünya çapında ilgi olduğunu gösterdi.

Netflix'in TNT ile ortak yapımı olan Snowpiercer bir diğer başarılı yapımdı. İlk sezonuyla seyirciyi oldukça etkiledi. İspanya yapımı bir diğer distopya dizisi La Valla da Snowpiercer gibi Netflix'te haftalık olarak yayınlanıyor.

Distopyaların Konuları

İlk başlarda bilimkurgu oranı daha fazla politik yanı daha zayıf diziler yayınlanıyordu. Zamanla bu değişti ve kasvetli politik atmosfer daha da yaygınlaşmaya başladı. Bu belirli açılardan avantaj da sağlıyor. Altered Carbon'daki gibi yüksek bütçeler harcamadan iş yapılabiliyor.

Çeşitli felaket senaryoları sonrası hayatta kalma en yaygın konuyu oluşturuyor. Felaketler konusunda zaten günümüz dünyası yeterince malzeme veriyor. İklim değişikliği, yapay zeka, salgın gibi konular bunların başında geliyor. Bir diğer yaygın türü eskinin totaliter rejimlerini bilimkurgu sosuyla taklit eden diziler oluşturuyor.

Tartışmalar ve Netflix

Distopyalardaki yoğun politik mesajlar bir bazı zamanlarda tartışmalara da sebep oluyor. Mesela Leila dizisi Hindu karşıtı olmakla eleştirilmişti. Aslında distopya haricindeki Netflix yapımlarında da bu var. Netflix politik doğruculuk adı altında azınlık meselelerini abartılı bir seviyede gündeme getiriyor. Amaç kötü olmasa da seyirciyi sürekli yoran bir durum oluşuyor. Tek platform iken bu tarz şeyler görmezden gelinebilirdi. Ancak piyasaya alternatiflerin girmesi ile bu durum değişebilir.

Rakipler ve Dizi Piyasası

Netflix artık sadece televizyon ile rekabet etmiyor. Disney ve Amazon gibi yüksek bütçeli şirketlerin bu işe girmesi ciddi bir rekabet ortamı oluşturdu.

Netflix'in en büyük avantajı işe diğer ülkelerin yerel pazarlarına bu şirketlerden çok daha önce girmiş olması denilebilir. Netflix, Distopyalar başarılı olunca pek çok ülke için onların anadilinde diziler çekti. Aynı şeyi suç ve bilimkurgu dizileri içinde yaptı.

İş yapımların kalitesine gelince bu durum değişiyor. İngilizce olmayan yapımlara ilgi az olduğundan bütçe de azalıyor. Şu dönemlerde distopik bilimkurgular en çok ilgi gören türlerinden biri haline geldi. Bu anlamda platformun öne çıkması için bu tarz yapımlarda seviye yükseltmesi gerekiyor.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar